Havva'nın Doğum Gününü Bile Değiştiren Evrimciler
1) Mitokondri DNA'sı araştırması ve anne soyunun yakınsamasının keşfi
1987'de Cann ve arkadaşlarının araştırmasının yarattığı şok ve ilk yorumların çatışması
1987'de Cann ve arkadaşlarının Nature'da yayımladığı makale, dünyadaki insanların mtDNA'sını karşılaştırıp analiz ederek "Bütün insanların anne soyu sonunda tek bir kadında (Mitokondriyal Havva) birleşir" sonucuna vardı. Bu, insanlığın kökeninin son derece sıkıştırılmış bir başlangıç noktasına sahip olduğunu gösteren güçlü bir veriydi. O zaman evrimci kesim şaşırıp, o dönemde çok sayıda kadın yaşadığı hâlde sadece tek bir kadının anne soyunun bugüne kaldığı, geri kalanların kesildiği açıklamasını yaptı.
2) Parsons ekibinin doğrudan ölçüm verileri ve kronolojik şok
134 soy hattının takibiyle doğrulanan gerçek mutasyon hızı ve zaman çerçevesinin çöküşü
Ama sorun orada bitmedi. 1997'de bilim dergisi Nature Genetics'te Parsons ve arkadaşlarının ekibinin yayımladığı makale insanlık tarihlemesinin temelini sarstı. 134 bağımsız anne soyunu doğrudan takip ederek mtDNA mutasyon hızını ölçtüler. Sonuç, yaklaşık her 33 kuşakta bir mutasyon olduğuydu; bu da mevcut filogenetik tahminden yaklaşık 20 kat daha hızlıydı. Bu hız olduğu gibi uygulanırsa Havva'nın doğum günü yüz binlerce yıl önce değil, en fazla 30 bin yıl öncesi civarına daralır. Bu, yaratılışçıların öznel iddiası değil, evrimci bir akademik dergide yayımlanmış gerçek gözlem verisiydi.
3) İki moleküler saat yöntemi ve döngüsel mantık
Doğrudan ölçüme dayanan soy ağacı yöntemi ile evrimsel zaman anlayışını önceden içeren filogenetik yöntemin ayrılması
Burada insanlık tarihini hesaplamada iki kritik yöntem ayrımı ortaya çıkar.
•① Doğrudan ölçüm (Pedigree yöntemi):
Ebeveyn ile çocuğun DNA'sını kuşak kuşak doğrudan karşılaştırarak bugün olan değişimi ölçen yöntemdir. Bu soy ağacına dayalı ölçüm değerlerinin filogenetik tahminlerden yaklaşık 10 ila 20 kat yüksek olduğu birçok araştırmada tekrar tekrar doğrulandı. (ScienceDirect)
•② Dolaylı tahmin (Phylogeny yöntemi):
İnsan ile şempanzenin DNA farkını temel alıp iki türün milyonlarca yıl önce ayrıldığı evrimsel zaman çerçevesini önceden varsayarak geriye doğru hesaplayan yöntemdir. Bu, baştan evrimsel zamanı öncül alarak hızı hesaplayıp o hızla yeniden zamanı tahmin eden döngüsel bir mantık içerir. (Detectingdesign)
4) Arındırıcı seçilim modeli ve yorumsal düzeltmenin sınırı
Rahatsız edici gözlem verilerini savunmak için getirilen hipotetik parametre
Hızlı mutasyon hızı gerçek verilerle kanıtlanınca evrimci taraf mevcut uzun zaman çerçevesini korumak için arındırıcı seçilim (Purifying Selection) mantığını ortaya attı. Kısa vadede gözlenen mutasyonların çoğu zararlı olduğu için uzun vadede elenip yok olur, bu yüzden yüz binlerce yıllık uzun vadeli saat görünüşte daha yavaşlar, iddiası. Gerçekten de bazı araştırmalar yüz binlerce yıl boyunca eş anlamlı olmayan ikame oranı gibi değerlerin azaldığını gösterip bunu ayıklanmanın kanıtı diye sunuyor. (PLOS) Ama burada temel bir bilimsel soru kalıyor.
•Kısa vadeli hız:
Şu an göz önünde doğrudan gözlenen ve doğrulanabilen gerçek veri.
•Uzun vadeli eleme oranı:
Geçmiş yüz binlerce yıl boyunca tam olarak ne kadarının elendiği doğrudan gözlenemez; sadece yorum modelinin içindeki varsayımlarla çıkarılabilen bir alan.
Yani gerçekte ölçülmüş rahatsız edici verileri mevcut paradigmaya uydurmak için yorum modeliyle düzelten bir yapıdır bu.5) Moleküler saat teorisinin temel istikrarsızlığının kanıtı
Nüfus büyüklüğüne ve ortama göre değişen saatin sınırının kabulü
Gerçekten de sayısız moleküler saat araştırması, DNA ikame hızının ortalama germ hattı mutasyon hızından anlamlı biçimde yavaş ya da hızlı olabildiğini ve nüfus büyüklüğü değişimlerinden ve ortamdan büyük ölçüde etkilendiğini bildirdi. (Nature) Kısacası evrimciler moleküler saatin sabit hızla akan mutlak bir ölçüt olmadığını kendileri kabul etmiş oldu. Ana akım bilim dergisi Science de "Mitokondri DNA'sı beklenenden çok daha hızlı mutasyona uğruyor gibi görünüyor ve bu evrimsel olayların tarihlenmesine ciddi bir şüphe düşürüyor" diye haber yapmıştı. (Science)
Sonuç: Öncülü korumak için düzeltilen zaman çerçevesinin gerçek yüzü
Doğrudan gözlenmiş bilimsel gerçekler ile paradigmayı korumaya yönelik yorum modelinin çatışması
Beklenmedik itirazlar geldiğinde, arka planını kurcalayınca sonuçta ölçüm değerinin değil, modele dayanan varsayımların yer aldığı görülür.
•İtiraz 1:
"Hız farkı arındırıcı seçilimle açıklanır" $\rightarrow$ O seçilim baskısının gerçek derecesi ve süresi geçmişe dönüp doğrudan ölçülmüş değil, modelin içinde varsayılmış bir değerden ibarettir.
•İtiraz 2:
"Antik DNA verileri uzun vadeli saati destekler" $\rightarrow$ Antik kalıntıların tarihlemesinin kendisi radyoaktif izotoplara dayanıyor, o ölçümün büyük öncülü olan başlangıç koşullarının sabitliğini kanıtlamanın yolu yok.
•İtiraz 3:
"Neandertal karışım genleri uzun süreyi kanıtlar" $\rightarrow$ Karışım olayının kendisi doğru olsa bile, bunun 'ne zaman' olduğu yine uzun süreyi önceden varsayan modelden çıkan bir yorumdur.
Sonuçta evrim teorisinin zaman çerçevesi nesnel olarak ölçülmüş bir zaman değil, mutlaka korunması gereken öncül (yüz binlerce yıllık insanlık tarihi) için sonradan düzeltilmiş bir zaman olma olasılığı yüksektir. Saatin kendisinin yanlış olma ihtimalini incelemek yerine yorum modelini sürekli ayarlayıp saati uydurmak — moleküler saat tartışmasının özü budur.